1. Dismiss Sitemizi ilk ziyaretiniz ise, yukarıda bulunan "Yardım" linkine tıklayıp bu bölümü kontrol ediniz. Mesaj göndermeye başlamak ve ya kayıt eklemek için üye olmanız gerekebilir. Yukarıdaki "Kayıt ol" linkinden üye olabilirsiniz. Konuları görüntülemek için ilgili sayfalara girebilirsiniz.
RSS Feed

Konu detayı

  1. Yazı Fontu: 12 punto 14 punto 16 punto 18 punto

    BÖLÜM 1:
    ÇAĞDAŞ SANAT AKIMLARINA GİRİŞ
    Resim sanatına ait ilk izlere Yontma Taş Devri’nde rastlıyoruz. Bu devir insanlarının, uçları yanmış tahtalarla yaptıkları mağara duvar resimleri daha çok av sahnelerini canlandırırdı. Zamanla mimari yapılara verilen önem nedeniyle resim sanatının gelişimi durmuş, fakat süsleme ve bezeme alanında büyük ilerlemeler görülmüştür.

    Ortaçağda renkli taşları yan yana dizerek yapılan mozaik resimler, kiliselerin vazgeçilmez süslerinden olmuştur. Ayrıca fresk çalışmalarında resim sanatının gelişimine aşık tutmuştur. Minyatür sanatının (kitap yazma ve resimleme) da ortaya çıkması bu döneme rastlar.

    Ortaçağın sonuna doğru resim sanatına temel olacak bazı kuralları, Giotto (1266 - 1377) adındaki İtalyan ressam tablolarında uygulamıştır. Sanatçı o güne kadar resimlerde uygulanmayan  “ konunun yeri, perspektif, açık-koyu, hareket, yüz ifadeleri ve en küçük ayrıntılar “ gibi unsurları işleyerek  resmin babası unvanını almıştır. Yalnız İtalya'da değil tüm Avrupa da yeni bir çağa dönüşün ilk temsilcisidir. Çalışmalarından bazıları Padua ve Floransa kiliselerindedir.

    BÖLÜM 2:
    ÇAĞDAŞ SANAT AKIMLARI
    Romantizm, natüralizm, realizm, empresyonizm, puvantilizm, post empresyonizm, fovizm, ekspresyonizm, fütürizm, kübizm, orfizm, dadaizm, sürrealizm, sembolizm, soyut sanat, pop art, opart, süprematizm....

    1. ROMANTİZM (1810- 1850):
    A. Genel Özellikleri;
    Sanatta bir akım olup, bir üslup aşaması değildir. Barok döneminde doğmaya başlamıştır. Romantizm yalnız efsanevi, antik ve dinsel ortaçağ konularının değerlendirildiği bir anlayış olup, özellikle resimde değişik tenkin değerler göstermektedir. Konuları daha çok duygusal yönden ele aldılar. Edebiyat, müzik ve şiirde de etkili olmuştur.  Genellikle manzara ve toplum yaşantısını ele alan bu gurubun ressamları, doğa ve insan sevgisini belirtmeğe çalışmışlardır. Romantik bir heykel sanatı olmamıştır. Bu dönemle birlikte çizgi, yerini renge bırakmıştır.
    B. Sanatçılar;
    Bu akımın öncü sanatçıları;
    Eugenie Delacroix, William Blake, Jean Baptiste-Camille Corot, Francisco Jose de Goya ‘dır.

    --------------------------------------------------------------------------------
    2. NATÜRALİZM:
    A. Genel Özellikleri;
    Güzel sanatlarda ışık-gölge, oranlar, renk değerleri ve karakteri, optik görünüş içinde yansıttırma anlayışıdır. Bu anlayışta ki bir eser ,doğayı  detaylarıyla içine alır. Natüralizm’de doğaya mümkün olduğunca sadık kalınır. Natüralizmi realizm ile karıştırmamak lazım. Realizm yani gerçekçi anlayış ise bir şeyin gerçek karakterini göstermek için onun gerçek unsurları örten detaylardan ayırtarak ortaya çıkarma işidir. İdealizm ise  natüralizm ve realizmin aksine insanın bir ideale göre anlatım görüşüdür. Natüralizm barok ile gelişir. 19yy peyzaj resmi natüralizmi çok kullanmıştır.
    B. Sanatçılar;

    --------------------------------------------------------------------------------
    3. REALİZM ( Gerçekçilik):
    A. Genel Özellikleri;
      Resim; Gustave Courbet
     1839 yılında ortaya çıkan Realizm, konu ve üslup bakımından yaşamı ve doğayı olduğu gibi yansıtma, biçimleme anlayışıdır. Gündelik hayattan olaylar ve objeler resmin konusu olmuştur. Courbet "Ben hiç melek resmi yapmadım, çünkü hiç melek görmedim" sözleriyle bu akımı en iyi şekilde tanımlamıştır. Toplumun yaşamını gerçek boyutlarıyla ortaya sermektir. Realizm anlayışı içinde, doğadaki oranlar, plastik değerler, renk ve ışık değerleri aynen yansıtılmaya çalışılır.
    B. Sanatçılar;
    Öncü sanatçıları;
    Jean-François Millet, Gustave Courbet, Honore Daumier ‘dir.

    --------------------------------------------------------------------------------
    4. EMPRESYONİZM ( İzlenimcilik):
    A. Genel Özellikleri;
     Resim; Edgar Degas
     Avrupa resminde ilk olarak geleneksel resimden ayrılmayı başaran ve Rönesans’tan beri izlenilen atölye resminin siyah-beyaz, ışık-gölge ve bilimsel perspektif kurallarının çözülmesine başlangıç olan sanat eğitimi. Bu akım 1877’ de Paris’te doğmuştur. Empresyonizm, doğadan alınan izlenimleri güneşin yedi rengi ile boyama anlayışına dayanır. Çizgi ve resim inşası ortadan kalkmış ve renklerle izlenimler, karalama fırça notları olarak tuvale aktarılmaya başlanmıştır. Böylece resimde satıhlaşma doğmuş ve çizgi perspektifi de  tarihe karışmıştı. Bu akım bundan sonraki bir çok akım için hareket  kaynağı olmuştur. Bu akımın bazı özellikleri  daha önceki çağlarda Velazquez, Goya, Turner, Delacroix ‘de görülmekteydi. Ancak bu ressamlar doğadan aldıkları izlenimleri güneş renklerini kullanmadan resmetmişlerdi. Bu akımın kurucuları atölye çalışmalarından çok açık havada çalışmaya önem vermişlerdir. Çünkü aradıkları canlı ve temiz renkleri açık havada bulmuşlar, koyu ve karanlık renklere resimlerinde yer vermemişlerdir. Renk karışımları ile eşyanın hacim etkisi sağlamaya çalışılmıştır.
    B. Sanatçılar;
    Bu akımın öncü sanatçıları;
    Edouard Manet, Claude Monet, Alfred Sisley, Pierre Auguste Renoir, Edgar Degas, Pisarro ve Cezanne’dir.

    --------------------------------------------------------------------------------
    5. PUVANTİLİZM (Noktacılık):
    A. Genel Özellikleri;
     Neo-Empresyonizm (Yeni izlenimcilik) diye de sanat tarihine geçmiş olan bu akım Empresyonist görüşlerin etkisinde kalmış ve bir bakıma da onun devamı sayılır. Puvantilistler bilimsel metotlarla renk karışımını uygulamışlardır. Amaç göz yolu ile renk karışımını sağlamaktır. Bu akımın sanatçıları renkleri paletlerinde karıştırmayıp direk tuval üzerinde noktalar halinde koyarak çalışıyorlardı.
    B. Sanatçılar;
    Öncü sanatçıları;
    Georges Seurat ve Paul Signac’tır.

    --------------------------------------------------------------------------------
    6. POST EMPRESYONİZM (Art izlenimcilik):
    A. Genel Özellikleri;
    Empresyonizm akımının etkisinde kalan fakat onun sınırlı kurallarına bağlanmayan sanatçıların yoludur. Empresyonizme tepki olarak ortaya çıkmıştır. Empresyonizmin ışık renkleri ile atmosfer oyunlarına önem vermeyerek, eşyayı sağlam bir inşa içinde göstermek isteyen ve güneş renkleri ile yetinmeyerek bütün renkleri paletlerine alan ve doğayı yeniden biçimleyen ressamlardır. Sanatçının kendi mizacını da resmin konusu içine alan bir akımdır.
    B. Sanatçılar;
    Öncü sanatçıları;
    Paul Cezanne, Van Gogh, Paul Gauguin, Lautrec ve Munch’tur.

    --------------------------------------------------------------------------------
    7. FOVİZM (Yırtıcılık):
     A. Genel Özellikleri;
     Resimlerinde renkler bir birlerine hemen hemen hiç karışmamış, biçimlerde  de derinlik yoktur. Bir tabloya bakarken onun neyi göstermek istediğini unutmak gerek diye düşünüyorlardı. Resimlerde nesneler deformasyona uğrayarak resimlenmiştir. En önemli temsilcisi Matisse'dir. Matisse hafif ve aydınlık renkleri neşeli ve yalın üslupla yansıtmıştır. "Dans", "Müzik",  "Kırmızı Balıklar" gibi önemli eserleri vardır.
    B. Sanatçılar;
    Bu akımın öncüleri;
    Matisse, Dufy, Vilaminck, Derain’dir.

    --------------------------------------------------------------------------------
    8. EKSPRESYONİZM (Anlatımcılık):
    A. Genel Özellikleri;
     XX. yy.lın başlarında özellikle Almanya'da gelişen bir akımdır. Empresyonizme tepki olarak ortaya çıkmıştır. Ekspresyonizm bir hayat anlayışı, bir dünya görüşüdür.  Fakat bu görüşte önemli olan ruh durumudur. Doğa ikinci planda kalır. Bu akımın sanatçıları  kendilerini  boğan ve ezen ızdırapları sanatlarına sokmuşlar, haksızlıklara karşı olan isyanlarını renk ve biçim görüşüyle anlatmaya çalışmışlardır. Yapıtlarında kadın vücutlarını çekinmeden çirkinleştiriyorlar, insan yüzlerini korkunç ve iğrenç görünümde çiziyorlardı. Çizgileri kaprisli, renkler ise fovistlerin ki kadar cesaretliydi.
    B. Sanatçılar;
    Öncü sanatçıları;
    Van Gogh, Munch, Kırchner, Nolde, Rouault, Modigliani' dir.

    --------------------------------------------------------------------------------
    9. FÜTÜRİZM (Dinamizm-hareket, gelecek):
    A. Genel Özellikleri;
    1910’da İtalya’da önce şiir de sonra resimde ortaya çıkan görüş. Edebiyat ve mimarlık dahil tüm alanlarda etkili olmuştur. Geçmiş ve geleneksel görüşleri reddeden bir akımdır. Fütürizm de yapılmak istenen şey; evrendeki hareketin bir anını resmetmek değil, hareketin kendini duyurmaktır. Bu akıma göre her şey  hareket halindedir ve değişmektedir. Hareket halindeki varlıkların gözde bıraktıkları etki algılanıncaya kadar  hareket yeniden değişir. Bu nedenle koşan bir at dört değil yirmi dört ayaklıdır ve ayaklarının hareketi de üçgen biçimindedir. Fütürizm, aynı anda çeşitli yaşantıları değerlendirmek için saydam kübist eşya analizini kabul etmiştir, hareket ve hız çıkış noktası olmuştur.
    B. Sanatçılar;
     Öncü sanatçıları;
    Umberto Boccioni, Giacomo Balla, Carlo Carra, Gino Severeni’dir.

    --------------------------------------------------------------------------------
    10. KÜBİZM:
    A. Genel Özellikleri;
    Picasso ve Braque’nın çalışmalarının etkisinde adlandırılan bir sanattır. Empresyonizme tepki olarak ortaya çıkmış olasına rağmen, geleneksel resim anlayışına yöneltilen en güçlü karşı çıkıştır. Kübizm, doğa görünüşlerini geometrik bir parçalamaya tabi tutup, tablo yüzeyini doğa unsurlarından kurtararak yeniden inşa etme amacını güder. Önceleri "analitik kübizm" olarak adlandırılmış, 1915 den sonra "sentetik kübizm" olarak formüle edilmiştir. Figürün tümünü basitleştiren geometrik inşa, sentetik kübizm, bir figürün her taraftan görünüşünü dikkate alarak yapılan parçalamaya ise analitik kübizm denir. Bu hareketin çıkış noktası Cezanne’nin her cismi bir koni, silindir, prizma gibi üç boyutu olan geometrik oylum üzerine oturtmak  amacından doğmuştur. Bu akımın sanatçıları, empresyonizmdeki renk oyunları yerine varlıkların geometrik biçimlerini ön plana alınmış, nesnelere zaman boyutu katılmıştır.
    B. Sanatçılar;
    Öncü sanatçıları;
    Pablo Picasso, Georges Braque, Fernand Leger, Juan Griss'dir.

    --------------------------------------------------------------------------------
    11. ORFİZM:
    A. Genel Özellikleri;
    Kübizmin bir kolu olan, renge ve renk uyumuna önem veren sanat anlayışıdır. Delaunay’ın resimlerinde , Picasso ve Braque kübizminin aşıldığı, şiirli ve müzikli bir anlatıma varıldığı açıklanmıştır. Bu sanatçı ve akımın özelliği; İzlenimcilerin saf renklerine bağlı olup, Seurat’ın yaratıcılığını da beğenirdi. O, saf anlatımın, simültane kontrastlar üzerine kurulması gerektiğine ve bunun, renklerin dinamizmini ve varlığını anlatmak için biricik olanak olduğuna inanıyordu.
    B. Sanatçılar;

    --------------------------------------------------------------------------------
    12. DADAİZM:
    A. Genel Özellikleri;
    Birinci dünya savaşı sonucu olarak Fransızca da ki “tahta at” kelimesinden alınmış bir sanat akımıdır. 1915-1922 yıları arasında etkin olmuştur. O dönemdeki geçerli tüm eğilimlere güçlü bir karşı çıkıştır. Bu akımın amacı sanat değildi.  O, Avrupa uygarlığının beylik değerlerini ve savaşa karşı alınmış bir cephe ve protesto idi. Dadacılar, kağıt, tahta v.b malzemeleri  yapıştırarak kolaj türü çalışılmalar yapıyorlardı. Bu akımın en ilginç yanı; sanata karşı bir sanat akımı olmasıdır. Dadaistlerin tek amacı saldırmak, kızdırmak, olmayacak şeyler yapıp insanlık adına yapılan soytarılıkları parça parça etmekti.  Bu hareket daha sonraki sürrealist akıma zemin olmuştur.
    B. Sanatçılar;
    Öncü sanatçıları;
    Marchel Duchamp, Hans (Jean) Arp, Francis Picabia, Arsenberg’dir.

    --------------------------------------------------------------------------------
    13. SÜRREALİZM ( Gerçeküstücülük):
    A. Genel Özellikleri;
    Sürrealist ressamlar, doğanın mantıki görünüşünü değil, insanın bilinçaltında ve rüyalarındaki dünyasını göstermek istemiştir. 1924'te Andre Breton tarafından ortaya atılmıştır. Edebiyat ve resim alanında eser vermiştir. Geçmişteki Bosch, Arcimboldo gibi sanatçılardan ve ilkel toplumların sanatlarından etkilenmişlerdir. Özellikle Dali fotografik gerçeklikle çalışmıştır. Konularında Freud'un psikanaliz üzerine yazdığı yazılar etkili olmuştur. Eserlerinde mantıksal nesneler, gerçeküstü kompozisyonlara ulaşmıştır.
    B. Sanatçılar;
    Öncü sanatçıları;
    Salvador Dali, Chagall, Klee, Rene Magritte, Miro'dur.

    --------------------------------------------------------------------------------
    14. SEMBOLİZM (Simgecilik):
    A. Genel Özellikleri;
    Fransa ‘da 1880 yıllarında önce edebiyatta, sonra resim de ortaya çıkmıştır. Realizme ve Empresyonizme karşı çıkan ve düşünceyi sembollerle ifade etmeyi deneyen bir sanat görüşüdür. "Düş" ön planda olmasına rağmen dini ve mistik öğelere ağırlıklı olarak yer verildi. "Düş" sembolistlere göre önemliydi. Devrimci ve yenilikçi bir güçtü.
    B. Sanatçılar;
    Öncü sanatçıları ;
    Gustave Moreau, Chavannes, Arnold Böcklin, Redon ve Ensor’dur.

    --------------------------------------------------------------------------------
    15. SOYUT SANAT
    (mücerret, abstraction, abstrait, non-figüratif, figürsüz):
    A. Genel Özellikleri;
    Doğa görüntülerine bağlı olmayan bu sanat akımı, 20. yy. resim ve heykel anlayışında yeni bir dünya görüşüdür. Soyut sanat, eşya, doğa ve canlıların görünüşlerinden faydalanmayı reddedip, resimde renk, çizgi ve düzlemleri düzenleyerek bunlarla heyecan verici kompozisyonlara ulaşmayı amaçlar. Soyut sanatı ilk ortaya atan 1910 yılında ilk eserini veren Kandinsky olmuştur. Soyut sanat ile nonfigüratif sanatı birbirinden ayrı tutmak sorun olmuştur. Bu sanatın başlangıcı doğadandır,  sonu ise doğadan tamamen uzaklaşmıştır. Oysa  nonfigüratifte, başlangıçtan itibaren, doğaya bağlı olmadan  bir çalışma söz konusudur. Onun için iki ayrı devrede gelişme göstermiştir.
    B. Sanatçılar;
    Öncü sanatçıları;
    Wassily Kandinsky ve Piet Mondrian’ dır.

    --------------------------------------------------------------------------------
    16. POP-ART (Popüler sanat):
    A. Genel Özellikleri;
    1950'lerin sonunda İngiltere'de ortaya çıkmıştır. Daha sonra Avrupa ve Amerika'da gelişim göstermiştir. Pop-art ismi 1954’te İngiliz sanat eleştirmeni Lawrence Alloway tarafından kullanıldı. Özellikle Amerika’da günümüzün en yaygın anlayışıdır. Pop-art, Dadacıların kolajlarından tutunda kendinden önceki öncü akımları adeta yeniden fakat daha kuvvetle canlandırmakta ve sürdürmektedir. Bu akım sanatçıları, endüstri ürünü artıklarından gazete  parçalarına, insan ile diğer canlı ve eşyalardan alınmış mulajlardan, hazır doğa nesnelerine kadar ne bulunursa kullanılmış ve bir sanat yapıtı olarak sunmuşlardır. Pop-art gerçek ile görüntünün farkını çarpıcı bir biçimde ortaya koyar ve makineleşmiş hazırcı insanı eleştirir. Pop-art teknikleri içinde şablonlar, boya tabancası, baskı resimler, ipek baskının tuval resminde kullanılması vardır.
    B. Sanatçılar;
    Amerikalı Pop-art sanatçıları; Roy Lichtenstein (1923), Andy Warhol,
    İngiliz Pop-art’çılar; Paolozzi, Hamilton, Peter Blake, Allan Jhones'dir.

    --------------------------------------------------------------------------------
    17. OP-ART (optik sanat):
    A. Genel Özellikleri;
    Lekecilik ve hareket resmine karşı 1960’tan itibaren optik sanat anlamına gelen Op-art gelişti. Bu anlayışta, sanat yapıtını kurallarla bilimsel olarak düzenleme önem kazandı. Rastlantıya dayanan içgüdüsel otomatik yazı resmi (içgüdüsel-nonfigüratif), bu anlayışın tam karşıtı olmaktadır. Op-art resimde üçüncü boyut etkisini verme eğiliminin soyut sanatta ortaya çıkan şeklidir. Bunun için geometrik biçimler ritmik biçimde düzenlenmiş ve bu biçimler üzerinde renkle modle yapılmıştır. Op-art, yeni konstrüktivist, geometrik biçimleme yöntemleriyle akrabadır ve onların olanaklarından geniş olarak yararlanmıştır. Josef Albers ile Vasarely’nin temsil ettiği Op-art, optik aldatmalara dayanan çalışmalara sahiptir. Ve resim sanatına, aldatıcı bilimsel perspektif resmine itibar etmeyen yeni bir konstrüktivizm ve doğasal olmayan yeni bir optik görüntü getirmiştir.
    B. Sanatçılar;
    Öncü sanatçıları;
    Josef Albers, Vasarely'dir

    --------------------------------------------------------------------------------
    18. SÜPREMATİZM (Hiçlik):
    A. Genel Özellikleri;
    Soyut geometriciliği benimseyen bir resim anlayışıdır. Bu terimi Maleviç kendi geometrik soyutlaması için kullanmıştır. Maleviç 1913’te  sanatı objeye bağlı görüşten kurtarmaya çalışmıştır, bunu da kübizmin ışığında yapmıştır. Maleviç soyut resimde bulunan bütün ekspresyonist ve hikayeci öğelerin ortadan kaldırılmasını ve mutlak saf  biçimlerin, basit uyumların kurulmasında kullanılmasını önermektedir. Süprematistler açı, çember, dikdörtgen ve kare biçimlerini kullanmışlardır.
    B. Sanatçılar;
    Öncü sanatçıları;
    Kasimir Maleviç'dir
     
    --------------------------------------------------------------------------------
     
    Kaynakça;
    1-Adnan Turani (SANAT TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ)
    Remzi Kitabevi A.Ş. - 6. Basım:Aralık 1995
    2-Sanat Tarhi 1

     
     
    Kaynak
    Kaynak belirtilmemiş. Bu içeriğin size ait olduğunu düşünüyorsanız lütfen bize bildiriniz. Not: Kaynak alıntı yapılan dış bağlantıyı, kaynakça ise alıntı yapılan kitap, dergi, vb. ifade eder.
  2. Bu konuya puan ver : 5

    7 kişi oyladı Ort.(4,3)

  3. Benzer konular

  4. Sanat Tarihi kategorisindeki son 10 başlık:

  5. Sanat Tarihi kategorisindeki en çok okunan 10 başlık:

  6.  
  7. Yorum yap:

    Yorum yazabilmek için üye olmalısınız, yada üye iseniz üye girişi yapmalısınız...

  8. Yorumlar:

    Bu konuya yorum eklenmemiş yada henüz onaylanmış yorum yok..